Anasayfa | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Yol Haritası

Türkiye'de son dönemde oynanan oyunlar üzerine...

Kategori  Kategori : Güncel Yazılarım
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 156
Tarih  Tarih : 19 A?ustos 2009 14:44

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

Yol Haritası
Tayyip'in elinde Amerika'dan gelmiş bir yol haritası var.Aynı haritadan İmralı'daki şerefsizde de var tabi...
Sadece bunu deklare şekillerinde ve uygulamada farklılıkları var.Ama görünen o ki İmralı'daki şerefsizin Tayyip'e göre uygulama gücü daha fazla... Şerefsizin ağzından çıkacaklara göre hareket eden bir Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti var ne yazık ki...
 
Herif mahküm mü, bilirkişi mi, arabulucu mu, hala terör örgütü lideri mi belli değil...?
 
İmralı'daki piç Fettullah'la görüşlerinin de örtüştüğünü belirtmiş... Her zaman söylediğim gibi bu ülke için Fettullah Gülen denilen şerefsiz Apo'dan bile daha tehlikelidir...Sinsice yayılmalarını sürdürdükleri sürece devletin yapısı da dahil olmak üzere pek çok şeyi çok yakında değiştirip ellerine tamamen geçireceklerdir...
 
Görebiliyor musunuz 70 milyonluk Türkiye'nin getirildiği aciz konumu? Öyle sanıyorum ki 3. dünya ülkesi dediğimiz ülkelerdeki insanlar bile şu anki acziyetimize kıçlarıyla gülüyordur...
 
Koskoca Türkiye Cumhuriyeti, 6-7 bin köpeği gebertemedi, üstüne üstlük bir de sözde savaşın mağlubu gibi tavizler vererek terör örgütüyle anlaşmaya ve onları ikna etmeye çalışır hale geldi... Daha öncesinde de yazdığım gibi terörist eylemlerini bir savaş olarak gösterip kendilerine istedikleri itibarı kazanadırmayı, devletin başındakilere bunu savaş olarak telaffuz ettirip başardılar zaten...
 
Sözde ateş kestikleri dönemde bile saldırıp şehit verdirdikten sonra "Aaa çok ayıp hiç yakıştı mı ateşkes dediğiniz dönemde bu yaptığınız" der gibi açıklamalar yaparak Türkiye Cumhuriyeti'ni terör örgütünden aman ister gibi gösterdi bu Akp'li kansızlar...Bu şekilde açıklamalar zaten ülkeyi bu duruma getiren yolun başlangıcı oldu...
 
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bir Belediye Başkanı topraklarımızdan kürdistan diye bahsedebiliyor, kuruluş yıldönümleri olduğunu kabul ettikleri günde o saldırıyı gerçekleştirenlerden biri çıkıp övüne övüne anlatıyor yaptıklarını...Orada devlet yok sanki; polis, savcı ne yapar anlayabilmiş değilim...
 
Devletin polisinin, savcısının gücü ancak Atatürkçü ve Milliyetçi insanlara yetiyor zaten...
 
Bu kutlamaların yapıldığı günün akşamında bir polis kardeşimiz daha şehit düşüyor...Ben göremedim doğrusu belki de fırsat bulup yeterince haber izleyemediğimden ama siz bir tepki görebildiniz mi o başbakan olacak kansızdan?
 
Şaka gibi yaşananlar...
 
Birileri rahatsız oluyor diye "Ne mutlu Türk'üm diyene!" sözü dağlardan silinmeye başlandı.Kimse diyemiyor o kansızlara "Rahatsız oluyorsan s.ktir ol git bu memleketten, burası Türkiye!" diye...
 
Türkiye'de Türk olmak suç ve Türk'üm demek ayıp haline geldi.Potamya'lı kansızın yönettiği ülkeden daha iyisini de beklememeli gerçi...Kurşuna dizilmediğimize şükredelim...
 
Güneydoğu'da kürtçe olan köy isimleri, Karadeniz'de rumca olan köy isimleri, Türkçe olanlarından rahatsızlık duyulduğu için değiştiriliyor...Rum kırması memleketinde Potamya'ya hoşgeldin diye karşılanıyor ve bundan mutluluk duyuyor...
 
Türklerin sorunlarını çözdü sanki kansızlar, vatan haini Hatemi'nin organizasyonuyla azınlıklarla Ruhban Okulu ve Patrikhane pazarlığı için Büyükada'ya sözde azınlık liderlerinin ayaklarına gidiyorlar...Nedense zamanlaması da "kürt açılım"larıyla aynı döneme denk geldi... Memleketi komple peşkeş çekme derdine düştüler...
 
Böyle satılmışlık içindeki hükümetin elebaşına karşı halk hala nasıl tepkisiz halde bekliyor anlayabilmiş değilim...
 
Bundan 10 yıl öncesinde birileri gelip de size Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin alenen PKK'yla pazarlığa oturacağını söyleseydi acaba ne düşünürdünüz?
 
O tarihlerde yakalanmış olan Apo piçini muhatap kabul edip fikirlerine göre hareket edileceğini söylese ne derdiniz?
 
Olabilirliğinin düşüncesine sahip siyasetçinin bile Yüce Divan'da yargılanmasını gerektireceğine dair en ufak şüpheniz olur muydu?
 
Peki ya şimdi ne oldu da biz bu kadar değiştik? Demokratik açılımlar dedikleri muhalif seslerin susturulup içeri atılması, vatan toprağının İsrail'e peşkeş çekilmesi, eli kanlı terör örgütü liderlerinin ve sözde kürt halkının sözde siyasi temsilcileri vasıtasıyla muhatap kabul edilmesi mi demokratik açılımlar?
 
Bu durumun en önemli sorumlusu bana göre MHP yönetimi ve Devlet Bahçeli'dir.Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanı yapmaya yardım etmesi, pek çok konuda AKP'nin görüşlerini paylaşması MHP'nin milliyetçi çizgisinden ne derece uzaklaştığının ve Akp yalakası haline geldiğinin başlangıcı oldu... CHP bile MHP'den daha milliyetçi çizgide hareket ediyor bana göre...
 
Devlet Bahçeli şimdi meydanlarda bir yerlerini yırtıyor ama zamanında teröristler meclise girdiğinde ilk tebrik eden de kendisiydi...
 
Adam olsaydı zaten bu ülkede ne idam kaldırılır, ne Apo şerefsizi hala yaşıyor olur ne de af çıkartılırdı... Ülke ekonomik krizlere hep girip çıktı.O zamanlarda Devlet Bahçeli'nin vereceği tepki ne kadar ekonomiyi olumsuz etkilese de ülkenin bu şekilde bir bölünme tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına fırsat vermeyecekti.Memlekete asıl ihaneti yapan aciz Devlet Bahçeli ve MHP yönetimidir...
 
AKP ve Tayyip'in ne .ok olduğu başından beri ortadaydı zaten. O kansızlar bu ülkeyi bölmek için önce türbanı kullandılar, şimdi de etnik kökenlerle sözde demokratik açılımları kullanıyorlar.Türbanda yapamadıklarını böyle etnik bölünme sürecine Türkiye'yi iterek yapma gayretindeler...
 
Tarihi fırsatı kaçırmamak gerekirmiş...Neyin tarihi fırsatı bu? Karayılan köpeği de sanki dalga geçer gibi Türk Ordusu bizden özür dilesin demiş...Memleketteki acziyete bakın...Kafası kopartılacak adamlar bir de özür bekliyorlar bizden...
 
Biz bu süreci iyi değerlendirmezsek PKK yine saldıracakmış yine kan dökülecekmiş...Devlet devlet olsa siyasi irade irade olsa bu köpekleri kendi bokunda boğar...
 
Ama malesef o dirayeti ve kudreti gösterecek bir adam yok Türkiye Cumhuriyeti yönetiminde...
 
Muhtaç olduğu kudreti asil kanında bulacak kadar Türk bir başbakanımız yok malesef... Potamyalı bir rum kansızı var...
 
Görünen o ki bu gidiş ülkeyi olası bir iç savaşa sürüklemekte...
 
Ordu'daki ve özellikle de İlker Başbuğ'daki bu sessizlik halkın kuruma olan güvenini sarsmaya başladı bana göre... Ordu bu kadar mensubunu teröre şehit vermiş bir kurum olarak bu kadar siyaset dışı bir noktada olup bu kadar suskun kalmamalı...
 
Adamların taleplerinin başında Türk Ordusu'nun silah bırakması ve operasyonların durdurulması geliyor çünkü... Kim ne derse desin, bu ülkede terörü bitirebilmek için 72 saat yeterli...Irak'ın kuzeyine yapılacak Amerika'dan bağımsız adam gibi bir operasyon ve teröre destek olanı teröristle aynı yere astığınız anda ortada ne terör kalır ne de terörist...
 
Bu ülkede milli birlik ve beraberlik sadece "Ben yaptım, oldu!" denebilecek birşeyleri hayata geçirince mümkün olacaktır... Bunu yapmadığı sürece ya bölünür bu ülke bu kansızların yol haritasıyla ya da daha çok şehit veririz bu vatan uğruna...
 
Her zaman dediğim gibi Türk'çe düşünüp, Türk'çe hareket edelim ve bu ülkede birşeylerin doğru gitmesi için mücadelemizden vazgeçmeyelim...
 
Yoğun çalışma dönemim arasında aklıma gelenleri paylaşmak istedim.Zaman ayırıp okuyan tüm dostlarıma en derin sevgi ve saygılarımla...
 
 
Tuğrul Buğra IŞIKLAR
19.08.2009
www.tugrulbugra.com
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et

TUGRUL BUGRA TUGRUL BUGRA
Iletisim Bilgilerim

SON YAZDIKLARIM

ANKET

www.tugrulbugra.com'a nasıl ulaştınız?





Tüm Anketler