Anasayfa | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Eskiden Kalma Şiirler...

Yardan kopukluklarda, yaralandığımda yazıldığı sanılan; sanılanın aksine herhangi bir acının yürekteki yarasının üzerine işemek için yazılmamış şiirler...

Kategori  Kategori : Şiirlerim
Yorumlar  Yorum Sayısı : 6
Okunma  Okunma : 2523
Tarih  Tarih : 19 Temmuz 2008 09:41

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

YAĞMUR
 
Yağmur yağsaydı
Ağladığım belli olmazdı
Ayrılık olmasaydı
Bu sevgim sevda olmazdı...
 
 
 
 
SON SEVDİĞİM
 
Ben seni sevmekten korkmadım
(Seni) Kaybetmekten korktuğum kadar
Sen benim için herşey
Tek varlığım
Son sarıldığım
Kollarında ağladığım
Sonsuza dek unutmayacağım
Son sevdiğimsin...
 
 
 
 
ESKİSİ GİBİ
 
Şimdi yanımda olsan
Elin değse elime
Ve yine atsa yüreğim
Eskisi gibi
Ya da bir telefon sesi
Bozsa yalnızlığımı
Sesin yıksa sensizliğimi
Ve seni seviyorum desen
Eskisi gibi...
 
 
 
 
 
BEN VE YALNIZLIĞIM
 
Ne ellerin var
Ne gözlerin artık
Yalnız ben
Ve yalnızlığım kaldık...
 
 
 
 
ELİNDE OLSA
 
Yalnız değilim sensizken
Bedenin seninle olsa da
Ruhunla yanımdasın
Ve biliyorum
Beni yalnız bırakmazsın
Elinde olsa
Ellerini ellerimden hiç ayırmazsın...
 
 
 
 
 
SON KEZ
 
Sana son kez
Seni seviyorum demek isterdim
Ama artık sen yoksun
Belki de hiç olmayacaksın
Şunu bil ki
Ben yaşadığım sürece
Sevgisiz kalmayacaksın...
 
 
 
 
 
ARTIK
 
Sen herşeyimdin
Son sevdiğimdin
Seni sevmek
Ruhumu bedenimde tutuyordu
Artık sen yoksun
Artık gerek yok
Çarpmasına kalbimin
Artık gerek yok
Ruhuma
Bedenimin...
 
 
 
 
 
SANA SEVGİM
 
Sana sevgim
Bazen ırmak oluyor
Ayrılıkla sele dönüşüyor
Sana özlemim
Gözyaşı oluyor
Sensiz geçen gecelerde
Yastığımı ıslatıyor...
 
 
 
 
 
KARA SEVDAM (10.08.1998)
 
Yalnızlığımı tebeşir yaptım
Yazıyorum adını
Kara sevdama
 
Elbet bitecek o tebeşir
Ya da yer kalmayacak
Yazmaya
Kara sevdamda
Ve o gün
Ya sen benim olacaksın
Ya ben kara toprağın...
 
 
 
 
 
AŞK ŞİİRİ
 
Bu yazdığıma
Aşk şiiri diyecekler
Ama farkında değiller senin
Onun için de bilmiyorlar
Sana sevdamı
Zannediyorlar ki
Sığacak aşkım
Birkaç mısraya
Ben yüreğime sığdıramadım
Elbetteki sığmaz
Sayfalara...
 
 
 
 
Yalnızlığımı olta yaptım
Ucuna yüreğimi taktım
Attım sensizliğin denizine...
Sonra anladım ki, ben bu şiiri
Senin için değil
Sadece yazmış olmak için yazdım...
 
 
 
 
 
SEVDA GÜNLÜĞÜ
 
Yalnızlığımı yazıyorum sayfalara
Sensizliğimi saklıyorum
Yüreğimin ortasında
Kimseye söyleyemediğim sevdamı
Büyütüyorum avuçlarımda (gözyaşlarımla)
 
 
 
 
 
Kanım ıslatacaksa aşkımı
Razıyım ıslanmaya
Sevdam durduracaksa yüreğimi
Razıyım toprak olmaya...
 
 
 
 
 
Ben ölürken
Elimde resmin olacak
Son gördüğüm
Son sevdiğim olarak kalacaksın...
 
 
 
 
 
KELEPÇE
 
Kelepçe gibiydi sana aşkım
Bağladı yalnızlığımı kollarından
Sen gelince, çözüldü ipleri
Sensizliğimin...
 
 
 
 
Ben seni sevince
En çok yalnızlığım sevindi
Çünkü o sevip sensiz kalmanın hüznünü
Tercih ediyordu kuru yalnızlığa...
 
 
 
 
Ağlamak istedim bugün
Sen geldin aklıma
Hatıralar burktu yüreğimi
Yutkunamadım
Ben seni unuttuğumu
Söylemiştim ya...
Sadece öyle sanmışım...
 
 
 
 
 
Ne zaman biter bu yalnızlık
O gün sen gelirsin aklıma
Seni unuttuğumu sandığım gecelerde...
Yastığım ıslanmaz bundan böyle...
 
 
 
 
Yağdıkça yağmur
Yüreğim sevdanın seline kapılır
 
 
 
 
 
26 Kasım doğum günümdü
Artık doğum günüm yok benim
Kutlanacak bir şey de
 
 
 
 
 
Alışmadık yürekte sevda durmaz
Alır adamı başaşağı
Silkeler bir sahilde
Yıldızlara çıkarır yeri gelir
Bir şişede balık yapar
Bir limana sığınmış gemi
Çocuk yapar bazen
Deli eder adamı
Şair yapar adamı sevda
Abuk şeyler yazdırır böyle...
 
 
 
 
 
Aslında hepsi sevdadan
Yalnızlıktan değil
Sana yazdığım
Ama okutmadığım dizeler
 
 
 
 
 
Sen gidince yakarım diyordum
Defterlerimi...
Her bir dizesi sen kokuyordu, kıyamadım...
Dayanamadım yine
Son sayfasına seni yazdım...
 
 
 
 
 
Ben seni unuttuğumu, sandığımda
Kalan resimleri gördükçe unuturum...
 
 
 
 
 
4 sene geçmiş üstünden
Her gecesi yalnız
Sen düşünülerek, geçirilen...
Elimi uzatsam bu gece
Sahibini tanır mısın?
Tutar sende benim gibi
Tekrar alev alır mısın?
 
 
 
 
 
Ben bir başkasının kollarında
Sana yanarken
Sen kim bilir nerelerde yalnız üşüdün...
 
 
 
 
 
Gizlemeye çalışsamda
İşlemişsin yüreğimin her yerine
Nereye baksam sen yanımdasın
 
Ne zaman birine küfretsem
Sen bana kızacaksın
Ve ben ne zaman birinin elini tutsam
Sen diye sarılacağım, kalabalık yalnızlığıma...
 
 
 
 
 
Çoğu saçma sevda kelimelerinin
Yanyana yazılmasıyla oluştuğunu
Sandıkları şiirlerim
Her gece sana akıttığım
Gözyaşlarımla ıslanan kağıtlara yazılıyor...
 
 
 
 
 
Bir sevda kara tahtasında
Yüreğimi tebeşir yaptım
Adını yazmaya başladım
Tahta dolmadı 4 yıldır
Ya ben küçük yazıyorum
Ya ben yazdıkça büyüyor tahta
Tebeşir daha ne kadar yeter kara sevdama bilemem...
 
 
 
 
 
 
Aklımı başıma topladığımı sandığım meyhanelerde
Seni düşünür sarhoş olurum
Senle yatar sensiz kalkarım
Yastığına baktığımda
Yalnız kaldığımı hatırlar
Aklımı başıma toplarım...
 
 
 
 
 
Yine yalnız içeceğim bu gece
Ne sen varsın ne bir dost
Ben ne zaman fondip yapsam aşkı
Yalnız içerim
 
 
 
 
 
Bir dikişte bitmezdi sana aşkım
Bitmedi zaten
Bu yüzden ben sana sevdamı
Her akşam fondip yapıp
Unutmaya çalışıyorum...
 
 
 
 
 
Ben aslında her sabah
Seni görmek için kalkıyorum
Ne zaman yastığına baksam
Yalnız kaldığımı hatırlıyorum...
 
 
 
 
 
Hayatımın zıt anlamı olduğun için
Belki bu kadar zaman “çektin” beni
Gittin gideli anlamsızlık sardı her yanımı
Aynı anlama gelen sadece sana sevdam kaldı
 
 
 
 
 
aynı gökyüzü altında
beraber atardı yüreklerimiz
şimdi farklı yerlerde
kimle atar bilmem yüreğin
tek bildiğim
benimki atmıyor, gittiğinden beri...
 
 
 
 
 
 
Bize çıkardı bütün yollar
İşaretler bile bizden yana
Sevgimizden yanaydı
Beni sensiz seni bensiz bırakan da
Belki tanrının işaretiydi
Hiç ayrılmamamızı gösteren...
 
 
 
 
 
 
Resimlerimize baktın mı bilmiyorum
Bakarsan eğer gözlerimin içine
Kendini göreceksin
Sevda denizimin içinde...
 
 
 
 
 
 
Cennete ertelemişim yanımda oluşunu
Ben önden gidip yer bakayım
Sen arkadan geldiğinde...
Ben seni gül kokundan bulurum...
 
 
 
 
Sanma söner gider benim yüreğim
Sen bitti zannet,
Asıl yangın bundan sonra başlar...
“Herşeyim” gitmiş
Ne kalmış ki “yangında ilk kurtarılacak” bundan sonra...
 
 
 
 
 
Ben inanmadım sensizliğe
Başkaları inanır mı?
Başka omuzda dalar mı uykuya
Sana adanmış yürek?
 
 
 
 
Nedensiz olduğunu düşündüğün her gece
Aslında ben sensiz gördüğüm rüyalardan
Kalkardım, korkarak...
Rüyalar gerçek olur derlerdi, inanmazdım...
 
 
 
 
 
Ne sen benim gibi seversin
Ne ben senin gibi severim
Başka birini...
Biliyorum, gizlesende
Sen bensiz yapamazsın...
 
 
 
 
 
Gerçek aşkı bulupta mı evleneceksin?
Gülerim sana
Kim verir sana aşkını benim gibi
Kim soğuk gecelerde yoluna düşer
Kim aç gezer, kim bekler
Aynı sofrada oturmayı?
Kimin aklı takılır, kırar seni
Pişmanlıktan önce...
Kim alır kollarına
Her gece, uyumadan önce...
Kim öper alnından
Her öpüşte nikah tazeleyip...
Her elini tutuşta
Kim tutuşur...?
 
 
 
 
 
 
Haliç’te, bir meyhanede
Haliç kadar çamura batmış yüreğim
Sevdan öyle bir çamur ki
Alkolle temizlendiğini varsayıp
Her gece varsayımlarla sarhoş oluyorum...
 
 
 
 
 
Yoksaydığım her gece
Senin yanımda olmadığın
Benim ben olmadığım
Mey gecelerinin sayısıdır hanemize yazılan
 
 
Varolduğumu varsaydığım her gece
Yanında uyandığım sabahtan önce
Sana sarılıp, ağladığım
İçime damlayan gözyaşlarının sayısıdır...
 
 
 
 
 
Yanında uyanmayalı
Uykudayım
Ne zaman gül kokusu
Tekrar siner dudaklarıma
Sabahları...
O zaman uyanırım...
 
 
 
 
Ben beklemiyorum dönmeni
Beraber baktığımız evin kapısı,
Beraber yürüdüğümüz boğaz,
Beraber yediğimiz balık ekmekler,
Kendimi beklemeye hazırladığım
Doğumhane kapısı,
Ve ufaklık;
Bekliyor annesini...
 
 
 
 
 
 
Sadece varlığının sevdirdiği
Bu şehrin
Artık anlamı kalmadı
Çamurunun, yağmurunun
Köprüsünün, trafiğinin
Sana ulaşmadıktan sonra
Hangi yol beni götürebilir ki beni bir yere?
 
 
 
 
 
Giderim diyordum ya buralardan
Sen gidince, anladım
Sana ulaşmadıktan sonra
Hangi yol götürebilir ki beni bir yere?
 
 
 
 
 
Sevmiyorsun biliyorum beni
Aklına geldim mi hiç 26 Kasım’da
Ağladın mı benim gibi, sessizce
Akıttın mı gözyaşlarını yüreğine
İçindeki yangını söndürmek için...?
Koştun mu kapılara
Bekledin mi telefon başında
 
 
 
 
 
Bir anlık kızgınlık
Susuz bıraktı çiçekleri
Unutuldu, kurutuldu
Bir sevda toprağında...
 
 
 
 
 
Sana dair birşeyler kaldı bende
Haftada bir suladığım çiçeklerin
Okunmuş sevda mektupların
Ütülediğin gömlekler
Sana yazılmış şiirler
Ve dudaklarını onunla paylaştığım fincanın
Bilsen ne özledik seni ve dudaklarını...
Hem ben hem fincanın...
 
 
 
 
 
Sarardı yaprakları
Sana yazdığım şiirlerin
Asılı durduğu
Defterin...
 
 
 
 
Ya Sonbahar’dayım
Ya sen gitmişsin
Boşuna bu rengi almazlar
Sevdamı taşıyan bu yapraklar...
 
 
 
 
 
Yalnızlık sadece
Sensizlikten değil...
Dost bildiklerim de
Gittiler...
Artık beklerim vaktimi
Bir odada seni hatırlar...
 
 
 
 
 
Her ne kadar
Şehirlerarası da olsa
Beni sana getirecek otobüsün
Ön camının sağ alt köşesinde
Adın yazılıdır
Sanki herkes sana koşar
 
 
 
 
 
Güneşli olacakken yüreklerimiz
Ayrı fırtınalara yelken açtık
Sayende her ikimiz...
 
 
 
 
Bir sızı var içimde
Sensin sebebi bilirim
Boşuna değil
Her gece kadehin dibini delişim...
 
 
 
 
Ben ne zaman duysam telefonun sesini
Sen diye yalanlar uydururum
Arkadaşlarla gittiğimiz meyhanenin kapısında
Aslında tek neden sensin, çakırkeyif oluşuma
 
 
 
 
Sadece alkol aldığımda geliyorsun (aslında) aklıma
Böyle giderse ben bir Ramazan’da sensiz
Bir Ramazan’da ayık gezerim
Sensizliğin sarhoşluğuyla...
 
 
 
 
Ben bir gazetede okurum öldüğümü
Onlar duyunca hatırlarlar varolduğumu
Ben bir cami avlusunda
Kendimi tabutumu omuzlarken
Onlar yalan gözyaşları dökerler
Ararım dost bildiğim insanları
Telefon rehberimde tek tek
 
 
 
 
 
 
 
4 ay geçti üstünden
Vazgeçip döndüğünü sandım dün gece
Tekrar elimi tuttun
Tekrar sarıldın bana
Ve sevdiğini söyledin
Eskisi gibi
 
Sanki dün ölen ben değilmişim gibi...
 
 
 
 
 
 
Kısa bir sevda şiiriydi
Sevdamız
Benim okuyup
Senin dinlemediğin...
 
 
 
 
Ben galiba
Hep kopuk yaşayacağım
Hiç bir limana bağlanamadan
Hep fırtınalara yelken açıp...
 
 
 
 
 
 
Senin ineceğin tramvayı beklerim
Her tünele inişimde
Ya sen ineli çok oldu
Ya ben son seferi kaçırdım...
 
 
 
 
Ben bir şiir yazarım
Sen düşünüp
Kaybederim kendimi
Bir meyhanenin
Sigara dumanında
 
 
 
 
 
Vuslat olursun her gece
Seni (düşündüğüm) içtiğim
Meyhanede
Hasret olursun her sabah
Yaşadığıma isyanım olursun...
 
 
 
 
 
Şair şiir okumaz
Çünkü söyleyemediklerini döker kağıda
Sadece okutmak ve hissettirmek ister yüreğindekini
Ve çoğu çekinir sevdiğini söylemeye
Şiir de bile...
 
 
 
 
 
Sadece doğum günüm var
Ağlayabildiğim...
Her 26 Kasımda senle yaşlanabildiğim...
 
 
 
 
 
Bahane aramam eskisi gibi
Yanaklarımı ıslatmak için
Aklıma gelir
Kalırsın bir süre
Sonra ben şişelerle uyanır
Yokluğunun farkına varırım...
 
 
 
 
 
Sensiz batan güneş için,
Sensiz aldığım nefes için,
Sensiz yatıp kalktığım için,
Hala uyanamadığım için,
Yokluğuna alkolle pansuman yaptığım için...
İçim acır, ağlarım...
 
 
 
 
 
Gözyaşlarım rakımı beyazlaştırır
Sek’mekten kurtarır yüreğimi
Sarhoş oluşum gecikir
Seni daha çok düşünür,
Daha çok içerim...
Herkes alkolik olduğumu düşünür...
Oysa ben bir seni düşününce sarhoş
Bir senin varolduğunu sandığım yatakta sızarım...
(Bir senin varolduğunu sandığım dizlerinde sızarım...)
 
 
 
 
 
 
 
Odamın soğuklukluğunda
Yokluğunla savaşır
Seni aklıma getiren
Yelkenliye bağlı kalır gözlerim
Hani Fethiye’den aldığın...
Yüreğime demirlemişsin
Başka sevdaya kapalı benim limanım...
 
 
 
 
 
Tek korkum,
Alışık değilsin
Yapamazsın...
Benim sevgimi bir başkasında bulamazsın...
 
 
 
 
 
İstanbul...
Sen demekti Çengelköy,
Balık ekmek Eminönü’nde
Köprüde sana kavuşmayı bekleyen canın...
Ve sen gelmedikçe, anlamı yok bu şehrin...
 
 
 
 
Sen boşver beni
Ben gözyaşlarımı kendimde silerim…
Her gece aklıma gelişinde yaptığım gibi…
 
 
 
 
Yuregim kopugune karisir
Sana kavusmayi bekleyerek atladıgım
Denizin…
 
 
 
 
 
 
Ben vazgecmem bilirsin
Sadece ertelerim
Parmaklarımdan yüreğime akan sıcaklığını
 
Ama korkarım
Tutamam kendimi
Vazgectigimi sandigim bir anda
Sevdami sakagima dayarım…
Dokunur canıma
Gidişin
Korkulara kapılır
Sevdama yenik düşüp
Ağlarım,
Aklıma dayadığım namludan önce
 
 
 
 
 
Aklıma dayarım her gece
Aşkını namlu yapar
Sevdamı aklımın mezar taşı
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Ben ne zaman duysam telefonun sesini
Sen diye yalanlar uydurmaya başlarım
Arkadaşlarla gittiğimiz meyhanenin kapısında
Aslında tek neden sensin çakırkeyif oluşuma…
 
 
 
 
 
 
Tutmak isteyip de tutamadığım
Bir elin sıcaklığını hissederim avuçlarımda
Ne zaman seni düşünsem…
 
 
 
 
 
 
Aklıma gelişin
Zamansız  hıçkırıklıklara boğar yüreğimi
Gidişinde
Hep güneş aydınlanıyor olur
Ve ben gül yüzünün (sevdanın) akşamından kalma…
 
 
 
 
 
Bilirim ölmem lazım
Para etmez şiirler,sevda kelimeleri
Ben yaşarken
 
Bilirim ölmem lazım
Para etmez sana aşkım,gözyaşım
Ben yaşarken
 
Bilirim ölmem lazım
 
 
 
 
 
 
Yokluğunda yıldızları saydım
Dalga sesleriyle adını sayıkladım
Sensiz zor oldu uyumak
Kalkıp ayak izlerini aradım
Beraber yürüdüğümüz sahilde…
 
 
 
 
Seni özledim yine
Bırakıp gittiğin sahilde
Aklıma düşer gülüşün
Tutamam gözyaşlarımı
Islanır yanaklarım
Gidişindeki gibi…
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bu gece yıldızlar daha kaygan
Seni tutayım diye
Oysa ben seni dilemiyorum
Senin beni dilemeni diliyorum…
 
Canımsın
Bilmezsin, sensiz yaşarım sanırsın
Oysa yüreğim sende
Ben sadece nefes alırım
Senin aldığını bildiğim sürece…
 
 
Bu gece de aklıma sinmiş kokun
Uyutmaz beni yüreğim
Yastığımı ıslatır yine gözyaşlarım
Tutmak istesemde durmaz…
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bu gece
Vazgeçiştirip bıraktığın sevdamı
Sorguluyorum
Kendime inat…
 
 kaçıştığımız yağmura inat
 
 
 
 
 
 
 
 
Müşterilerinin çoğunu
Sokağımdaki insanların oluşturduğu
Meyhanede her gece değil ama
Sık sık
Seni düşünüp içerim,
Alkolik olduğumu düşünseler de
Aslında bir sen aklıma gelince
Şaşırırım evin yolunu…
Takvime baktığımda
Sızdığım tarihten hep bir gün sonrasını
Görürüm nedense,
Yanımda olabilirliğinin ihtimali
Sarhoş eder beni
İhtimaller azaldıkça kadehler çoğalır
Ve yüreğe kazınan
Adının baş harfi
Acıtır içimi…
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Herkeslerden kaçışırım  aklıma  seni alır
Sonra açarım yüreğimi ortaköyden denize
Sevdan yelken olur
beni sana götürür
 
 
 
 
Herkesin  deli dediği adam
Her gece bu sahile oturup
Okumanı warsayarak
Sevdasını yazıyor saydığı yıldızların yanına…
 
 
 
 
 
 
Görmediği gözlerin esaretinde yüreğim
10 aydır sevdanın hükümlüsü
Volta atar bırakıp gittiğin sahilde
 
 
  
 
 
Artık yalnızca vazgeçtiğimi düşünmeni
Engelleyebilmek için atar yüreğim
Seninkinin attığını bildiği sürece
 
 
 
Bu gece senin farkına  vardığımda
Aslında gerçekte hiç aşık olmadığımın
Farkına vardım…
Ve ben bu gece ilk defa biri için ağladım…
 
Tuttuğum eli bırakmak
Gördüğüm rüyadan uyanmak istemedi yüreğim
Seni düşleyip, sızdı bedenim…
Seni yüreğime düşürdüğü yerde…
 
 
 
 
Alakasız bir zamanda;
Karşı kaldırımda yardıma ihtiyacı olan
Yaşlı bir teyzenin karşıya geçiştirildiğindeki
Minneti hissettim yüreğimde…
 
Bu gece bana gülümsediğinde…
İlk defa birinin varlığına duacı oldum…
 
 
 
 
Keşke sadece varlığının sevdirdiği bu kenti
Terkerderken
Gözlerini hissedebilsem arkamda
Belki dönmek için geçerli bir sebep bulurum
Geriye dönüp baktığımda…
 
 
 
 
 
 
 
 
Garip tesadüflerin başına sık geldiği
Ölmeyi beceremeyen bir adamın yüreğinde
Küçük bir papatya açtı dün gece
İlk defa bu kadar hızlı çarptı kalbi
Ve ilk defa uykusuz kaldı
Gördüğü gözlerin esaretinde…
Aklı volta attı gönlünün cezaevinde
Umudunu kadehlerle cilaladı…
 
 
 
 
Bırakıp giderken
Arkanda kalanları görseydin
Belki vazgeçerdin…
 
Sen hiç bilmedin, bilmeyeceksin
Senden başkasını taşımaz bu yürek
Sana adandığı yerde
Atmaz olur…
 
 
 
 
 
Seni düşününce
Gözyaşlarım var yanaklarımda
Ve hala boşa çektiğimi düşündüğün
Kürekler var avuçlarımda…
 
 
 
Senin yalan sanıp korktuğun
Her sevgi sözcüğü
İlham olup, uyutmadığın gecelerde
Sana adanıp yazılan şiirlerde yer aldı…
 
 
 
Yine aklımdasın
Sırılsıklamım, yanaklarım ıslak
Ne bir yağmur tanesi gördüm
Ne seni aslında…
Neden ıslandı ki yüreğim bu kadar?
 
 
 
 
 
 
Ne kadar cevapsız kalsada mektuplarım,
Ben yazmaktan bıkmam,
Senin öylesine bile olsa;
Okuduğunu bildiğim sürece…
 
 
 
 
 
  
 
 
ne zaman kapansa gozlerim,gul yuzun belirir...
Sen seni hic gormedigimi dusunsende,
yureginin guzelligi yuregime islemistir...
Bu yuzden vazgecemem senden...
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yağmuru bekliyorum olmadığın (gelmediğin) akşamlarda,
Ağladığım belli olmasın diye…
 
 
 
Dar Boğazdayım yine,
Bir rakı şişesi içinde
Seni düşünüyorum…
Alışamadım sevdaya,
Ne zaman seni düşünsem
Sarhoş oluyorum…
 
 
 
Aşık olur,
Sarhoş olurum…
Sonra kendimi Haliç'de bulurum…
 
 
 
 
Bilsen ne kadar özlemini çeker bu yürek,
Hala aklımı esir alır gülyüzün,
Yüreğim, bıraktığın yerde kalır,
Atmaz olur…
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Ne kadar seversen sev
Ters orantılıdır  sevildiğini hissetmenin verdiği acı
Yani ne kadar bilirsen sevildiğini
O kadar az acır  yüreğin
Sevilmediğini bildiğindeyse
Her takvim yaprağındaki
Öğle ile ikindiye takılır gözlerin
 
 
 
 
Bugün şehre kar yağsın diye bekledim…
Bugün karda yürümek istedim
Sadece varlığının  sevdirdiği bu şehirde…
 
Bugün ararsın diye bekledim…
Bugün tekrar  elini tutmak istedim
Ve  en sevdiğim şiiri sana okumak istedim…
 
Bugün şehre kar yağsın diye bekledim…
Hafif soğuk ama umut dolu odamın  penceresinden
Seni görmek istedim…
 
Bugün şehre kar yağsın istedim…
Mezar  taşımın  üstü kapansın da;
Bugün öldüğümü kimse bilmesin istedim…
 
 
 
 
Ben seni sevdim seveli,
Gömleğimin düğmeleri arkadan iliklenir oldu…
Ve kollarım sen diye sarmaya başladı beni…
 
Yine gülyüzün önümde,
Aklım firarda…
 
 
 
Bu gece seni sevdiğimi söylemek istedim sana…
Sanki sabaha faili meçhul bir sevdaya
  kurban gidecekmişim gibi…
 
 
 
 
 
Güzeldi sesini duyabilmek…
Güzeldi sarılabilmek sana doyasıya…
Hala güzel,
Her gece uykudan alıkoyan gözlerini hatırlamak…
 
 
 
 
Her sabah yanımda olmanı varsayarak uyanıyorum…
Tıpkı, her yattığımda sevdiğini duyabilmek için
uyuduğum gibi…
Rüya bile olsa,
Güzeldi diyerek uyanabilmek için…
 
 
 
 
Sen bilemezsin sensiz geçen gecelerin acısını…
Her gece, ölü kalkmamak adına;
Uykusuz, sensiz nasıl geçer geceler bilmezsin…
Bilemezsin…
 
 
 
 
Aklıma sığmaz gülyüzün,
Sabaha karşı ilham olur…
Yüreğime sığmaz sevdan,
Sabaha karşı namlu olur, aklıma dayanır…
Yüreğim hasretine dayanmaz olur,
Bıraktığın yerde atmaz olur…
 
 
 
 
Ben her gece sana sarılarak uyuyorum sanki…
İleride gerçek olacak bir rüya belkide tüm gördüğüm…
 
 
 
 
Belki bir gün karanlıkta bir el arayacak elin,
Sonra bir korku sinecek yüreğine,
Birden bir sıcaklık hissedeceksin parmaklarından yüreğine…
Belki varlığımı hissedeceksin yanıbaşında,
Ve belkide ilk defa,
Bunca zamandır neden sevildiğini sorgulayacaksın,
İçindeki garip sızıyla…
 
 
 
 
 
 
 
Dün gece yine uykusuz bıraktı beni gülyüzün…
Sevdamı küçük bir kuşun ayağına bağlayıp sana yolladım…
 
 
 
 
Vazgeçiştirebilecek bir adama ilham olmazdı gözlerin her gece,
Ve umudu, küçük kağıttan gemilerde yüklü bir adam;
Her gece sevdiğini düşündürecek bir mesaj okuyabilme
ümidiyle dolu
 
 
 
 
bu sabah yine sensiz, yine ayaktayım...
resmine baktım, gözlerim yine,
yüreğimi yıkadı, gözyaşlarımla...
 
"sen"le başlıyo ne yazsam
ama bitmiyo işte...
 bitmesin de zaten
 
 
 
 
   Küçük kalp kirikliklari arasinda,
    Hala silinmediyse gülyüzün önümden,
    Sevgiden olmali;
    Sicakligini hala avuçlarimda hissetmem...

                                                   21/12/2004  04:13


    Yoğun mu bilmiyorum sokağın hala
    İlk öpüşmemizdeki gece kadar...
    Biliyorum kurumadı hala,
    Sokağında düşürülmüş yaşlar...

                                                    21/12/2004  04:20
 
 
Ben sana beni yazdım her gece
Sen silmişsin beni...
Belli ki hiç yazmamışsın beni...
 
 
İçinde sen olduğun için
yakışmaz bu bedene, ölüm
bu yüzden
cesedimi yanımda tutuşum...
 
 
 
26.05.2005   05:15
 
Ben hala son mısrasındayım
                        sana yazdığım şiirin...
Bitmiyor,
Bitiremiyorum...
Seninle ilgili hiçbir şeyi...
 
 
 
Vasiyet
Kaç tane 25 yaşında
Adamın aklından
Kaleme almak geçer
Vasiyetini...
Kaç paragraf olabilir ki
Dikili ağacı olmayan
Bir adamın
Vasiyeti...
Ne bırakabilir geriye
Sevgiden, hasretten
Sevdadan başka?
Kime bırakabilir ki...
Senden başka...
06.08.2005  16:34
 
 
 
Kaç tane aklı başında adamın
aklına gelir ölüm bu kadar sık
Kimin ruhu rendelenir
Kimin avuçlarında birikir kendi kanı
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 6 yorum yazylmy?tyr.

Gülşah [ 20 Nisan 2010 11:52 ]

Aşk hep Özlemmidir...
Mutluluk yokmu hiç satırlarda

berna [ 10 Aralyk 2009 06:28 ]

şiirlerindeki kişi keşke ben olsaydım kıskandım her biri birbirinden güzel vede çokkk anlamlıı

Editör Notu: Yorum için teşekkür ederim ancak yanlış anlaşılmaya yer vermemek için yorumu yapan arkadaşın bana herhangi bir yakınlığı olmadığını ve benimle bir ilişkisinin olmadığını belirtmek isterim...
Tuğrul Buğra IŞIKLAR

swan(gülen) [ 12 Eylül 2009 10:57 ]

Yüreğine çarpan her duygudan binlerce ses gelmiş;ama gürültülü değil armoniye dönüşmüş satırlarında...

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

TUGRUL BUGRA TUGRUL BUGRA
Iletisim Bilgilerim

SON YAZDIKLARIM

ANKET

www.tugrulbugra.com'a nasıl ulaştınız?





Tüm Anketler